John F. Kennedy
John Fitzgerald Kennedy, 29 Mayıs 1917’de Massachusetts eyaletine bağlı Brookline kasabasında dünyaya geldi. Kennedy ailesi, Amerika’nın en tanınan ve siyasi açıdan en etkili ailelerinden biriydi. Babası Joseph P. Kennedy Sr., başarılı bir iş insanı ve diplomat; annesi Rose Fitzgerald Kennedy ise Boston’ın köklü ailelerinden Fitzgeraldların kızıydı. Kennedy ailesinin çocuklara küçük yaştan itibaren aşıladığı disiplin, eğitim ve topluma hizmet anlayışı, John’un karakterini derinden şekillendirdi.


Çocukluk ve Eğitim Yılları
John, dokuz kardeşin ikincisiydi. Çocukluğu sık sık ev değiştirerek, enerjik ve rekabetçi bir aile ortamında geçti. Ailesi her bir çocuğun sporla, sanatla ve eğitimle yoğun olarak ilgilenmesini istiyordu.
Küçük yaşlardan itibaren sağlık sorunları yaşayan Kennedy; sırt, mide ve bağışıklık sistemi problemleriyle hayatı boyunca mücadele etti. Buna rağmen zeki, hareketli, meraklı ve tarih okumalarını seven bir çocuktu.
Eğitiminde önce Choate Rosemary Hall, ardından Harvard Üniversitesi geldi. Harvard’da uluslararası ilişkiler okuyan Kennedy, 1930’ların sonundaki dünya siyasetini yakından inceledi. Tezini Avrupa’daki siyasi gelişmeler üzerine yazdı. Bu tez, daha sonra “Why England Slept” adıyla kitap olarak yayımlandı ve büyük ilgi gördü.


II. Dünya Savaşı ve Kahramanlık Dönemi
Kennedy, II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde donanmaya katıldı ve Pasifik Cephesi’nde görev aldı. PT-109 adlı devriye botunun komutanıyken, Japon bir destroyer tarafından vuruldu.
Patlamada Kennedy yaralanmasına rağmen, ekibini hayatta tutmak için saatlerce okyanusta yüzdü, yaralı bir askerini can yeleğinden dişleriyle çekerek kıyıya ulaştırdı.
Bu olay, onun liderlik gücünü ve kararlılığını tüm ülkeye gösterdi. Kennedy, savaş kahramanı olarak geri döndü ve hayatının geri kalanında bu olay sık sık anıldı.


Siyasete Giriş ve Yükseliş
Savaştan döndükten sonra, kardeşi Joe’nun savaşta hayatını kaybetmesiyle, aile Kennedy soyundan birinin siyasette yükselmesini John’dan beklemeye başladı.
1946’da Temsilciler Meclisi’ne, ardından 1952’de Senato’ya seçildi.
Siyasi kariyeri boyunca genç, enerjik, yenilikçi ve etkileyici konuşmalarıyla tanındı. Harvard kültürü, savaş kahramanlığı ve iletişim gücü, onu hızla ulusal bir figür haline getirdi.
1953’te gazeteci Jacqueline Bouvier ile evlendi. Jacqueline, Kennedy’nin hem kişisel hayatında hem de kamusal imajında büyük bir rol oynadı.


1960 Başkanlık Seçimi ve Tarihi Zafer
Kennedy, 1960 yılında başkanlık seçimlerine aday oldu. Seçim kampanyası, televizyon tartışmalarının ilk kez kullanıldığı modern bir dönemin başlangıcıydı.
Kennedy’nin Richard Nixon ile yaptığı televizyon tartışması, onu milyonlara sevdirdi. Genç, karizmatik ve kendinden emin bir lider profili çiziyordu.
1960’ta seçimi kazanarak ABD tarihinin en genç seçilmiş başkanı oldu. Aynı zamanda ilk Katolik başkandı.


Başkanlık Yılları: Umut, Cesaret ve Krizler
Kennedy’nin başkanlığı (1961–1963), hem büyük umutların hem de büyük sınavların dönemiydi.
1. Uzay Yarışı ve Ay Hedefi
1961’de yaptığı ünlü konuşmasında, insanlığı Ay’a göndermek için tarihi bir hedef belirledi:
“Bu on yıl bitmeden Ay’a bir insan göndereceğiz.”
Bu karar, NASA’yı ve ABD bilim dünyasını bambaşka bir seviyeye taşıdı.


2. Küba Krizi – Dünyayı Nükleer Savaştan Kurtaran Liderlik
1962’de Sovyetler Birliği’nin Küba’ya nükleer füze yerleştirmesiyle dünya tarihin en tehlikeli dönemlerinden birine girdi.
Kennedy’nin soğukkanlı, diplomatik ama kararlı tutumu sayesinde kriz çözüldü. Tarihçiler, onun bu kararıyla dünyayı nükleer bir felaketten kurtardığını kabul eder.


3. İnsan Hakları Mücadelesi
Kennedy, ırkçılığa karşı federal hükümetin daha aktif rol alması gerektiğini savundu. Dr. Martin Luther King Jr. ile yakın çalıştı ve Amerika’da sivil haklar hareketine büyük destek verdi.


4. Barış ve Diplomasi
Kennedy, Soğuk Savaş’ın ortasında bile barışı savundu. 1963’te Sovyetler ile Nükleer Test Yasağı Antlaşması imzalandı.


Suikast – 22 Kasım 1963
Kennedy, 22 Kasım 1963’te, Texas’ın Dallas kentinde resmi bir ziyaret sırasında üstü açık arabada ilerlerken suikasta uğradı. Tüm dünya birkaç saniyede sarsıldı.
Kennedy öldüğünde sadece 46 yaşındaydı. Ölümü, Amerika tarihinde kapanmayan bir yara, siyaset tarihinde dönüm noktası oldu.


Mirası ve Ebedi Etkisi
John F. Kennedy, yalnızca başkanlığıyla değil; fikirleri, konuşmaları ve vizyonuyla unutulmaz bir lider oldu.
• “Ask not what your country can do for you — ask what you can do for your country.”
sözü, dünya tarihinin en ikonik cümlelerinden biri haline geldi.
• Genç yaşına rağmen milyonları harekete geçirilen bir ilham kaynağıydı.
• Barış, özgürlük, bilim ve insanlık için düşünceleri hâlâ tüm dünyada saygıyla anılıyor.
• JFK, bugün hâlâ Amerika’nın en popüler ve sevilen başkanları arasında yer alıyor.


